Şarap Tarihi ve Kültürü

En son güncellendiği tarih: Şub 24

Şarabın tarihi ilk olarak eski bir Pers efsanesine dayanır. Bu efsaneye göre kralın kızı, babasının sevgisini kaybettiğine ve onun gözünden düştüğüne inandığı için büyük bir üzüntü yaşar ve bozulmuş üzümleri, zehirli olduklarını düşünerek, kendini öldürme amacıyla yer. Ancak prenses kendini sarhoşluk ve uyku hali içerisinde bulur. Uyandığında ise, gerginliği geçmiş, üzüntüsü azalmıştır. Duyguları öylesine tersine dönmüştür ki, bu yeni ruh hali ile, yeniden kralın gözüne girmeyi başarır. Kızının keşfini öğrenen kral ise, bozulmuş üzümlerin üretimini teşvik eder.



Bu hikayeyi bir kenara bırakırsak; ilk şarabın milattan önce 6000 yılı civarında, bugünkü İran'ı ve Gürcistan'ı oluşturan bölgelerde üretildiğine yönelik bulgular vardır. Yine milattan önce 3000 yılında Mısırlılar'ın Nil Deltası'nda şarap yapımına başladıkları ve şarabın Antik Mısır'daki dini ayinlerde önemli bir rolü olduğuna inanılır. Eski Yunan'da ise doktorların şarabı, sağlık ile ilgili nedenler ile tavsiye ettikleri bilinmektedir. Şarap, Klasik Yunan'da ve Roma İmparatorluğu'nda da oldukça yaygındır. Roma İmaparatorluğu döneminde üretim teknikleri oldukça gelişmiş, şarabı saklamak ve taşımak için fıçılar üretilmeye başlanmıştır.



Milattan sonra Fransa, İspanya, Almanya gibi ülkere şarap ihraç edilmiştir ama daha sonra bu ülkeler kendi şaraplarını üretmeye başlamışlardır. Günümüzde bilindiği gini Fransa şarap üretiminde ve tüketiminde egemen konumdadır.




Şaraba rengini veren üzümün rengi değil, üzümün kabuklu ya da kabuksuz bekletilmesidir. Eğer kabukları soyulmamışsa kırmızı, soyulmuşsa beyaz şarap elde edilir. Her şarabın kendi kadehi vardır, kırmızı şaraplar diğerlerine göre daha büyük kadehte içilir. Beyaz şaraplar ise kırmızıya istinaden daha küçük kadehte sunulur. Şarap çeşitlerinde kokuyu ve tadı en iyi almak için değişik kadehler kullanılır. Gurmelerin de şarap tadarken adil olmak için bu kurala kesinlikle uymaları gerekmektedir.


Şişeli şaraplar daima yatık olarak saklanmalıdır. Mantar şişede daima ıslak kalmalıdır. Böylece şarabın nefes alması çok az olur ve yavaş gerçekleşir. Eğer şişeler dik olarak saklanırsa, mantar kurur. Bu durumda şarap çok fazla hava alarak, hem alkol kaybına, hem de oksidasyona maruz kalır, bozulur. Her şarap yıllanmaya uygun değildir. Özellikle beyaz şaraplar ve bazı rozeler taze içilmelidir. Yoğun çiçek aromalı şaraplar bekletilmeden taze iken tüketilmelidir. Chardonnay şarabı yüksek kalite kazanması için birkaç yıl dinlendirilebilir.

36 görüntüleme

© 2019 - Cağaloglu Hamamı / Lokanta 1741